İstanbul Nuruosmaniye Camii’nin 7 yıllık Restorasyonu Sonunda Muhteşem Temeli Ortaya Çıktı.

İstanbul Fatih‘te bulunan ve 7 yıldır restore edilen Nuruosmaniye Camii ile külliyesinin temelinden ‘sanat galerisi’ çıktı. 2 bin 42 metrekarelik alanda 12’si oda, toplam 19 bölge ve kuyuya ulaşıldı. Temelde kullanılan 270 meşe kazığının hiç çürümediği görüldü.

İstanbul‘un Fatih ilçesinde, Çemberlitaş semtinde bulunan, gizemli mimarisi, mühendislik başarısı ve zarafetiyle yıllara meydan okuyan 262 yıllık Nuruosmaniye Camii ve külliyesinin, 2010 yılında başlayan restorasyonu tamamlandı.

Mühendisler de şaşırdı

2013’te 2 bin 42 metrekare büyüklüğünde, 8.5 metre derinliğinde bir alana ulaşılan, Türkiye‘deki ilk fore kazık sistemi ve su toplama kuyusunun bulunduğu caminin restorasyonun tamamlanmasıyla gelinen nokta, mühendisleri de şaşırttı

UNESCO listesinde

İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürü Mürsel Sarı, muhteşem bir sanat galerisini andıran yapının temelindeki tonozlu yapıyı ve gelinen aşamayı anlattı.

Habertürk’ün haberine göre, Nuruosmaniye Camii ve külliyesinin 2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girdiğini hatırlatan Sarı, “Çevre düzenlemesiyle birlikte 21 milyon TL harcanan restorasyon çalışmalarının ardından hem caminin yeraltı sularından etkilenmesi önlendik hem de caminin altında bulunan muhteşem bir temel yapısını ortaya çıkardık” dedi.

 

Barok mimarinin ilk örneği

Sarı, “Osmanlı’nın Nuru olarak da anılan cami, Barok üslubun Osmanlı İmparatorluğu‘ndaki dini mimari dalında ilk anıtsal örneğidir. Kazık-temel sisteminin belki de en abidevi etkileyici çözümcü şekilde uygulandığı yapıdır. Yaptığımız bu restorasyonla camimizin yüzyıllar boyu ayakta kalmasını sağlayacağız” diye konuştu.

Bin kamyonetten fazla toprak çıktı

Sarı’nın verdiği bilgiye göre, caminin altında bulunan meşe ağacından yapılmış fore kazık radye temelin balçık ve molozla dolması nedeniyle yapıda rutubetlenme oldu ve restorasyon başlatıldı. Çalışmalar sırasında caminin temelinden bin kamyonetten fazla toprak, balçık ve moloz taşındı.

Toprağın boşaltılmasının ardından temeldeki gizem de gün ışığına çıktı. Oldukça kötü bir tabana sahip olan caminin yapımında, o dönemin teknolojisini aşan yöntemlere başvurulduğu görüldü.

Kaymasın diye havuzlar yapılmış

Tabanı engebeli olan caminin kaymaması için su terazisi görevi yapan havuzların yapıldığı tespit edildi. Ayıca su terazilerine biriken sularla caminin altında yazın soğuk, kışın da sıcak hava akımları oluşturulduğu, caminin rutubetlenmesinin önlendiği belirlendi.

Temeldeki kuyu çeşmelere bağlanmış

Caminin temeline açılan ve Çemberlitaş bölgesindeki yeraltı sularını toplayan kuyunun diğer ucunun da Haliç‘teki çeşmelere bağlandığı, bölgede içme suyu ihtiyacının karşılandığı ve caminin yeraltı sularıyla yıpranmasının önlendiği anlaşıldı.

Mühendisler, halen işlevsel olan kuyunun Haliç‘te hangi çeşmelere bağlandığını bu çeşmelerin çalışıp çalışmadığını da araştırıyor.

Yorum yapın